Mar
30th

Kiloları çöpe atın

Posted by diyet

 

 

 

kilolari-cope-atin

Birinci gün Yataktan kalkın Sabah 06.30′da uyanılacak (Erken uyanmak metabolizmayı canlı tutar ve uykuda geçen sürenin azalması harcağımız kalori miktarını artırır). Kalkar kalkmaz
Bir bardak ılık, yarım tatlı kaşığı ballı, 8-10 damla limonlu su içilecek ve yarım saatlik tempolu bir yürüyüşle ter atılacak.
Kahvaltı
Yürüyüşten sonra bir orta boy salatalık, bir adet kabuklarıyla beraber yeşil elma yenecek.
 Saat 11.00 civarı, iki parmak dil peyniri yenmeli.
Öğle yemeği
Bir avuç büyüklüğünde tavuk ızgara, küçük bir demet taze nane, dereotu, roka, 2 hafif acı sivri biber yenecek. Salataya 10-15 damla limon damlatılacak, 1 çay kaşığı zeytinyağı konulacak.
 Öğle yemeğinden bir saat sonra bir küçük şişe maden sodası içilecek.
 2,5 saat sonra diri ve sert şeftali ile kayısı yenilecek.
 Akşam üstü bir bardak light ayran içilecek. İki çorba kaşığı light yoğurt, çok çok az tuz ve bir bardak ılık su içilecek.
Akşam yemeği
Akşam yemeğinde üç adet haşlanmuş kabak, iki adet hafif acı sivri biber, üzerine sos olarak iki tatlı kaşığı light yoğurt, üç-dört adet taze soğan ve bir dilim kızarmış kepek ekmeği yenecek.
Gece
Gece, iki adet ceviz içi, 15-20 adet tuzsuz leblebi ve bir avuç vişne yenecek

Mar
30th

Sonbaharda kilo verin

Posted by diyet

sonbaharda-kilo-verin

Hava erkenden kararmaya başladı, güz üzerimize çöktü. Kısa günler ve daha az güneş; serotonin eksikliği, dolayısıyla can sıkıntısı, keyifsizlik ve mutsuzluk demek. Yemeğe en çok koştuğumuz zamanlar bunlar. Peki ya yeme düzeniniz bundan nasıl etkilenecek? Tüm bu fiziksel ve ruhsal değişimlere karşı tabii ki vücudunuzun da bir tepkisi olacak. Öncelikle makarna, patates ve pilav gibi karbonhidratlara olan ihtiyacınız artacak; çünkü kendinizi rahat ve iyi hissetmek için serotoninizi artırmanız gerek. Çikolata ve tatlılar da gene serotonini artıracak diğer gıdalar. Hal böyle olunca, midenizi bunlarla tıka basa doldurup kilo almanız işten bile değil. Zaten kışın çoğumuza olan da bu değil mi? Ancak yeme ve egzersiz alışkanlıklarınızda yapacağınız basit değişikliklerle bunun üstesinden gelebilirsiniz.

Ağırlık çalışmasını egzersiz planınıza dahil edin

Haftanın üç günü koşmanın ya da yürümenin ve bisiklete binmenin kilo almanızı önleyeceğini düşünüyorsanız, buna bir de ağırlık çalışmasını ekleyip o zaman görün. Ağırlığın uyguladığı dirence karşı çalışacağınızdan, daha çok enerji harcayacaksınız. Ayrıca vücudunuz sıkılaşarak şekle girecek ve inceleceksiniz.

Ağırlık çalışmasının bir diğer yararı da metabolizmanızın hızını artırmasıdır. Fitness uzmanları, eğer haftada 20′şer dakikadan üç kez ağırlık çalışırsanız, 3 aydan sonra kilo kaybetme hızınızda bir değişiklik göreceğinizi belirtiyorlar.

Dışarıda yenen öğle yemekleri

Çalışıyorsanız, muhtemelen dışarıda yiyorsunuz demektir. Bu durumda da, ya yemeniz gereken türde sağlıklı bir şeyler bulmakta zorlanıyorsunuzdur, ya da vakit darlığından fast food tarzı besinlerle karnınızı doyuruyorsunuzdur. Tabii bu tür besinlerin içerdiği yağdan bahsetmeye bile gerek yok. Ev yemeği yapan bir yerde yeme şansınız bile olsa, o yemeklerin nasıl piştiğini bilmiyorsunuz. Ne kadar yağ koyarlar, tereyağ mı zeytinyağı mı kullanılır emin olamazsınız

Mar
30th

Neden zayıflayamıyorum

Posted by diyet

neden-zayiflayamiyorumZayıflamak isteyenler zaman zaman yaptıkları hatalar yüzünden, kilo vermek yerine kilo alıyor ya da sağlığını bozacak davranışlarda bulunuyor. Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Metin Özata da “Sağlıklı Beslen Formda Kal” adlı kitapta önemli uyarılarda bulunuyor. Mutlaka kahvaltı yapın: Kahvaltı yapanlar gün boyu daha az yemek yerler, bu kişilerde şişmanlık ve kanda insülin hormon yüksekliği daha az görülür. Sabahları, tam buğday ürünleri, yulaf, meyve yiyin. Ancak tereyağı, reçel, yağlı peynir açma, börek gibi yiyeceklerden kaçının. Kalsiyum alımı önemlidir: Çalışmalar yeterli kalsiyum alan kişilerin daha kolay kilo verdiğini göstermiş. Zayıflama diyeti yapılırken 1000-1200 mg kalsiyum alınması tavsiye ediliyor. Davete giderken ne yapmalı?: Böyle bir durumda yemekten 1 saat önce hafif bir şeyler yiyin. Yoğurt ya da elma olabilir. Yemekten önce bir bardak su için ve salatalarla başlayın. Önden getirilen tereyağı, ekmeği görmezden gelin. Et yemeklerinin yanında mutlaka sebze yiyin. Yemeğin sonunda da tatlı değil, meyve yemeyi tercih edin. Alışverişe aç çıkmayın: Yiyecek alışverişine mutlaka tok karınla çıkın. Önce meyve sebze reyonuna uğrayın. Liste yapmadan alışverişe çıkmayın. Pakette aldığınız besinlerin kalori değerini okumayı alışkanlık haline getirin.
Düzenli uyuyun: Uykusuzluk atıştırmaları artırır. Uykusuz kişiler daha fazla atıştırır. Bu nedenle iyi uyumaya çalışın. Uykudan önce kafeinli içecekler tüketmeyin.
Soslara elveda: Yemeklerde sos kullanmayın. Dışarıda sucuk, salam, sosisli yiyecekler yemeyin. Evinize de almayın. Patates ve beyaz pirinç pilavını nadir yiyin. Ekmeğe tereyağ ve margarin sürerek yeme alışkanlığınızdan vazgeçin.

Şub
25th

Aç kalarak zayıflamak tehlikeli mi

Posted by diyet

Bu tarz girişimler son derece tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Vücudunuz iki günden fazla aç kaldığında, karbonhidrat ve protein gibi en temel ihtiyaçlarını kaslardan karşılamaya kalkacaktır. Ayrıca büyük su kaybına da rastlanır. Bunun sonucu olarak da baş ağrısı, baş dönmesi, sıkıntı gibi olumsuz belirtiler görülebilir. Aç kalınan süre arttıkça, oluşması muhtemel tehlikeler de daha ciddi boyutlar kazanacaktır

Şub
25th

Haftada 4 kez spor zayıflatır

Posted by diyet

Uzun yaşamak, hayatı zinde, kaliteli, nitelikli geçirmek istiyorsanız spor yapıyor olmalısınız ya da en yakın zamanda spora başlamalısınız! Fiziksel görünüşünüzü güzelleştirmek ve zindelik sağlamak için yarışmalara katılacak profesyonellikte sporcu olmak zorunda da değilsiniz. “Düzenli egzersiz ve sağlıklı beslenme” bütünü kas gücünü, dayanıklılığı, koordinasyonu artırıp, kardiyovasküler uyumu sağlar, şişmanlık riskini azaltır, daha mutlu ve stressiz bireyler yaratır.
Doğru kilo kaybı yağ kaybıdır; bunun için vücudun “çalışan işçileri” olan kas kitlesini artırmalı metabolik faaliyeti yükselterek yağ yakımını hızlandırmalısınız. Bunun en temel yolu da diyet programları için her zaman söylediğimiz “kişiye özel” ilkesinin spor programları için de uygulanmasından geçmektedir. Kendi vücudunuza, yaşam şartlarınıza ve isteğinize uygun bir spor seçip o sporu yapmayı sürdürmelisiniz.

Kısırlığa yol açabilir!
Son çalışmalar kadınların son yıllarda uyguladıkları ağır diyet ve sporla bünyelerindeki yağ oranını tükenmeye yakın hale getirdiklerini, bunun da kısırlığa giden sonuçlara neden olabileceğini, hamile kalmakta zorlanabileceklerini göstermiştir.
Dikkat edilmesi gereken en kritik nokta, harcanan eforun şiddeti, yani yoğunluğudur. Spor hekimi efor testiyle egzersiz nabzını belirleyebilir. Eforunuzun yoğunluğu, egzersiz yaparken ıslık çalmanızın veya yanınızdakilerle konuşmanızın mümkün olacağı bir şiddette olmalıdır. Ayrıca, egzersiz yoğunluğu çok hafif de olmamalı, ter atılmalıdır.

Nasıl ve ne kadar?
Uzmanlar kilo kontrolü için haftada en az 2, kilo kaybı içinde haftada en az 4 kez spor yapmayı öneriyor. Spor öncesi ne çok aç, ne de tok olmalısınız. Sıvı alımını takip etmelisiniz.

Egzersiz konusunda kendinizi test edin

1) Haftada kaç kez spor yapıyorsunuz?
a) Hiç
b) Haftada 1 veya 2 kez
c) Haftada 3-4 kez
d) Haftada 5 veya daha fazla

2) Bir günde spor yapmak amacıyla ortalama kaç dakika hareket ediyorsunuz…
a) 10 dakikadan az
b) 10-20 dakika
c) 20-30 dakika
d) 30 dakika veya daha fazla

3) Spor yaparken ya da ağır bir aktivite sonrasında kendinizi nasıl hissediyorsunuz?
a) Pek hareketli sayılmam.
b) Nefesim kesilmez, terlemem.
c) Normalden hızlı nefes alırım.
d) Normalden çok daha hızlı nefes alırım, terlerim.

A’lar çoğunluktaysa:
Sağlığınızı ciddi şekilde riske atıyorsunuz. Az hareket bile hareketsizlikten iyidir. Azar azar başlayın, performansınız yükseldikçe yaptığınız aktiviteyi artırın.

B’ler çoğunluktaysa:
Fena değil. Az da olsa hareket ediyorsunuz. Fayda sağlamak için biraz daha aktif olmalısınız. 10 dakikalık aktivitelerle başlayıp, birkaç hafta içinde bunu günlük 30 dakikaya, daha sonra da 60 dakikaya çıkarmak hedefiniz olmalı.

C’ler çoğunluktaysa:
Düzenli egzersizin faydalarını hissediyor olmalısınız. Haftanın çoğu günü yarım saatlik bir aktiviteniz var. Amacınız bunu artırmak her güne yaymak ve aktivite süresince hafif ısınma hissedip hafif şekilde nefes nefese kalmak olmalıdır.

D’ler çoğunluktaysa:
Süpersiniz! Aktivite süresince ciddi ısı artışı hissediyor, nefes nefese kalıyorsunuz. Egzersizin sağlığınız açısından faydalarını görmeye başlamış olmalısınız. Eğer performansınızdan memnunsanız bu seviyede tutmak için çalışın, artırmak niyetindeyseniz bir egzersiz uzmanı eşliğinde çalışın.

Kaynak : Milliyet

Şub
25th

1 kilo eritmek için 125 km koşmak gerek

Posted by diyet

Hepimiz üç-beş hareket yapıp, biraz da boğazımızdan kıstığımızda zayıflayacağız sanırız. Ama diyet vakti geldiğinde hiç de öyle olmadığını birebir yaşarız. Uzmanlar da işi rakamlara dökerek, gerçeği görmemizi sağlıyor. Birazdan okuyacağınız rakamlar sizi şaşırtabilir. Daha önce duymuş da olabilirsiniz. Olsun. Duymayanlar duysun, unutanlar hatırlasın… Kilo vermek gerçekten zor, ama bu sizi kilo verme konusunda yıldırmasın. Dileriz yemek yeme konusunda yılarsınız da, önümüzdeki yaz aylarına dilediğiniz kiloda girersiniz.

Gelelim o sihirli rakamlara; başlıkta da söyledğimiz gibi, 1 kilogram vücut yağının erimesi için 43 saat voleybol oynamak, 13.4 saat ip atlamak ya da 125 kilometre koşmak gerekiyor. Tabii bunu bu hareketleri yapasınız da hastanelik olasınız diye söylemiyor uzmanlar. Beslenmenize dikkat edip, doğru ve düzenli egzersizlerle fazlalıklarınızdan kurtulabilirsiniz.

Devam edelim: Ortalama bir kişinin 1 kilogram vücut yağını eritebilmesi için 20,5 saat tenis, 16.1 saat basketbol oynaması, 5,1 saat güreş yapması ve 17,2 saat yüzmesi gerekiyor.
Hadi biraz sabır, biraz gayret! Yaza az kaldı…

Kaynak : Milliyet

Şub
25th

Zayıflamak için semizotu ve havuç yiyin

Posted by diyet

SEMİZOTU: Kanı temizler, idrar söktürür, sinir krizleri ve beyin yorgunluğunu geçirir, böbrekteki kum ve taşı döker. Tüm bunların yanı sıra şeker hastalarının susuzluğunu azaltır, kilo vermeye yardımcı olur.
HAVUÇ: Kilo alıp vermemizde temel olan kan şekeri dengemizin korunması, aldığımız besinlerin glisemik endekslerine bağlıdır. Havuç, yüksek glisemik endeks içeren bir besin olmakla birlikte belli aralıklarla ve doğru şekilde tüketildiğinde sağlıklı beslenmede yerini alabilir. En doğrusu çiğ ya da haşlayarak tüketmektir. Gözler için çok faydalı olan havuç, mide ve bağırsak kanamalarında da etkilidir. Ayrıca damar sertliğini engeller, akciğer kanseri riskini düşürür.
BROKOLİ: Brokolinin içerdiği beta karoten, yemek borusu, mide, bağırsak kanserlerinin riskini azaltıcı etkiye sahiptir. Brokoli ayrıca, B1 ve C vitaminleri, kalsiyum, kükürt, potasyum ve selenyum maddeleri içerir.
PATLICAN: Kalp çarpıntısını giderir. Patlıcanın ayrıca pankreas, karaciğer ve böbrekleri kuvvetlendirici, idrar söktürücü etkileri bulunmaktadır.
ENGİNAR: Karaciğer ve kalbin en iyi dostu olan enginar, kanı temizler ve yorgunluğu giderir. Ayrıca kalp adalelerini kuvvetlendirir, kolesterolü düşürür, mide ve bağırsakları dezenfekte ederek ishali durdurmaya yardımcı olur.
BEZELYE: Kansızlığı gideren ve pekliği geçiren taze bezelyenin, kan kanserine karşı koruyucu etkisi bulunmaktadır. Tıpkı havuç gibi glisemik endeksi yüksek bir besindir.
FASULYE: Taze fasulye, pankreas bezesini, böbrekleri, karaciğeri ve kalbi kuvvetlendirdiği gibi, albümin ve şeker hastalığına karşı etkilidir.
ISPANAK: Demir yönünden zengin ıspanak, diğer yapraklı sebzelere nazaran daha çok protein içerir. Ispanak suyu, soğuk algınlıklarına karşı direnç sağlar, hemoroid rahatsızlığına iyi gelir, kalp adelelerini güçlendirir. Ispanak ayrıca, kemikleri ve dişleri sağlamlaştırır.

TÜRLÜ YEMEĞİ
Bu hafta meyve ve sebzeler dünyasındaki yolculuğumuza bunların birleşiminden oluşan hem besleyici hem de lezzetli bir yemekle nokta koyalım istedik.

Malzemeler
1 adet kabak, 1 adet patlıcan, biber, bamya, fasulye, sarmısak, soğan, tuz ve baharatlar…

Yapılışı
1 yemek kaşığı sıvı yağda 1 adet soğanı ve sarmısakları kavurduktan sonra domates (salça yerine) ve biberi ekleyin. Daha sonra sebzelerinizi de tencereye atıp üzerine bir miktar su ve tuz (isterseniz baharat) ekleyin.

Sağlam hafıza için ıspanak
Sebze ve meyvelerde bulunan antioksidan maddeler sinir hücrelerinin zedelenmesini önler. Araştırmalara göre diyetlerinde özellikle ıspanak ve böğürtlen bulunan kişilerde yaşıtlarına göre daha az hafıza kaybı görülmektedir.

Lahana midenin dostu çıktı
B, C, E vitaminleri ve potasyum içeren lahananın, şeker ve romatizma hastalıklarına karşı faydalı olduğu biliniyordu. Yapılan son araştırmalarda lahanada bulunan U vitamininin de mide ve bağırsakların iç yüzeyini koruduğu ve yaraların iyileşmesini sağladığı ortaya çıktı.

Kaynak : Milliyet

Şub
21st

Yiyerek Zayıflatan 20 Öneri

Posted by diyet

Sağlıklı beslenmenin gerçek sırrı nedir? iyi alışkanlıklar.. İşe nereden başlayacağınızla iglili bilgiler burada.. Kilo vermenin quantum fiziğinden daha zor olduğunu düşünebilirsiniz. Öncelikle yiyecek günlüğü tutmalısınız. Protein, karbonhidrat, yağ gibi besinleri beslenme planınıza yavaş yavaş dahil ederek kilo verdiğinizi görünce şaşıracaksınız! Sadece ne yediğinize dikkat etmeniz yeterli! 1. Her zaman tatlı şeyler yiyin! Evet her zaman. Yemekten sonra ufak bir parça bitter çikolata yemek size kilo aldırmaz. Bunun dışında minik kekler yada meyve iyi bir seçenek olabilir. 2. Yağları çıkartın
Bir dilim pizzadaki yağları peçete yardımıyla azaltabilirsiniz. İlk bakışta haftada bir yenen bir dilim pizzadaki yağ size fazla gelmeyebilir. Ancak yıl içinde giysilerinize giremediğinizde öyle olmadığını görürsünüz. 3. Kemer takın
Yüksek kalorili ama düşük besin değerli yiyecekler yemek istediğiniz zaman açlık hissetmeyecek kadar kemerinizi sıkın. Ulaşmak istediğiniz bedene ininceye kadar nefes almanızı engellemeyecek şekilde bu taktiği uygulayın.

Şub
18th

Ekmek zayıflatacak

Posted by diyet

EGE Üniversitesi Gıda Mühendisliği Öğretim üyesi Prof.Dr. Sezgin Ünal, ekmeğin şişmanlığı tetikleyen bir yiyecek olmadığının artık kabul edildiğini ve diyetisyenlerin diyetlerde üç öğün ekmeğe yer vermeye başladığını söyledi. Prof.Dr. ünal, “Ekmek sebzeyle, yoğurtla, et ürünleriyle yenirse şişmanlatmaz. Ama ekmeği makarnayla, pilavla, börekle yerseniz beslenmeyi tetikler. Artık memnuniyetle görüyoruz ki, diyetisyenlerin diyet programlarında ekmek var. Ekmek şişmanlama için potansiyel bir risk değil” dedi. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı, Ege Obez Hasta Derneği, Ege Diyabetle Yaşamı Kolaylaştırma Derneği, Ege Osteoporozlu Hasta Derneği’nce ortaklaşa düzenlenen 6′ncı Halk Sağlığı Kongresi’nde ‘Beslenme ve Sağlık’ konulu panelde, Ege Üniversitesi Gıda Mühendisliği Öğretim üyesi Prof. Dr. Sezgin Ünal’ın ‘Sağlıklı beslenme ve ekmek’ konulu sunumu, ekmek hakkındaki yanlış kanıyı değiştirdi. Prof.Dr. Ünal, yaptıkları bir araştırmayla her çeşit ekmeği gramajı, su, kül ve tuz miktarları açısından incelediklerini, hiçbirinde standarta rastlanmadığını söyledi. İzmir’de günde 25-30 bin fazla ekmek üretilerek ciddi bir israf yaşandığını, Türkiye genelinde düşünüldüğünde bu israfın boyutunun çok büyük olduğunu belirten Prof.Dr. Ünal, ekmeğin satış ortamlarına da dikkat çekti. İzmir gibi Nisan- Ekim ayları arası sıcak geçen yerlerde ekmeğin camekana koyulup satılmasının sağlıksız olduğunu kaydetti. Ekmeğin yüzde 35-40 nem içerdiğini belirten Prof.Dr. Ünal, “Ekmek camekanlar içine konularak satılıyor. Hem havanın sıcaklığı, hem güneşe maruz kalıp daha da ısınan camekan içindeki ortam, küflerin, bakterilerin gelişmesi için ideal. Bu tür risklere karşı ekmek, satış ortamında hava alacak şekilde muhafaza edilmeli” diye konuştu. Prof.Dr. Ünal, beyaz ekmekten kaçınılıp, kepekli, çavdarlı ekmek tüketimine yönlendirmenin nedenlerine de değinirken şunları söyledi:
“Çavdarlı, kepekli unla yapılan ekmekleri biz genellikle 40 yaş üstündekiler için tavsiye ediyoruz. Çünkü karbonhidrat, protein, amino asit, vitamin, mineral ve lifli maddeler buğday tanesinin tamamında mevcut. Beyaz ekmeğin yapıldığı 60-70-80 randımanlı unlarda öğütme sırasında bunların önemli bir kısmı kayboluyor. Yaşlılarda beslenme toplam kaloriden çok bağırsak fonksiyonları, mide fonksiyonları bakımından önem kazanıyor. Bu nedenle lifli gıdalar öneriyoruz. Mesela havuç bitkisel lif kaynağı olarak en iyisi, hububat açısından da yulaf kepeği ve yulaf birçok başka gıdaya lif kaynağı olarak da kullanılıyor. Biz ekmeği dolgu maddesi, doymak için kullanıyoruz. Yine normal unlarda da buğdayda bulunan besin hammaddelerinin önemli bir kısmı var. Ama özellikle 40 yaştan sonra insanların beslenmesine çok daha fazla dikkat etmesi gerekiyor. Örneğin lifli yemekler yediğimiz zaman ve bu şekilde tam tane unu kepekli, çavdarlı ekmekler tükettiğimiz zaman barsak fonksiyonları daha iyi oluyor, kabızlık önleniyor. Bu bakımlardan tavsiye ediyoruz.” Ekmeğin şişmanlattığı tezlerinin de artık geçerliliğini yitirdiğini belirten Prof.Dr. Ünal, “Ekmek şişmanlatmaz. Günlük harcayacağı kaloriden daha fazla kalori alırsanız, bunu nereden alırsanız alın kilo alırsınız. Ekmek bileşiminde yağ olmadığı için beslenme açısından şişmanlatmayı en az tetikleyen bir madde. Ekmekte protein ve karbonhidrat var, bunların bir gramı 4 kalori veriyor. Yağ ise bunların iki misli, 9 kalori veriyor. Dolayısıyla ekmek yerken biz börek, makarna, pirinç, patates gibi karbonhidrat oranı yüksek gıdalarla birlikte alıyorsak doğal olarak beslenmemizi tetikliyor. Ama ekmek sebzeyle, yoğurtla, et ürünleriyle yendiği zaman kesinlikle şişmanlatmaz. Kalori oranlarına baktığımız zaman ekmek, aldığımız günlük kalorinin yüzde 20-30′unu bile tutmuyor. Maalesef ekmeği günah keçisi yaptılar. Diyette ekmek mutlaka bulunmalı. Son 5 yıla kadar diyetisyenler hep ekmek miktarını kısarken şimdi artık sabah, öğle, akşam bir-iki dilim ekmek öneriyorlar. Genetik, hormonal sorunlar dışında obezitenin nedeninin yanlış beslenme olduğu ortaya çıktı. Bu konuda bilinç yeni yeni yerleşiyor. Biz 50-60 yaşımıza kadar canımızın istediği gibi yaşıyoruz, sigara da içiyoruz, kilomuza da bakmıyoruz. Hastalıklar başlayınca nasıl kilo vereyim, bunu nasıl bırakayım, ne yapayım telaşına düşüyoruz. Ama önemli olan dengeli ve yeterli beslenmek, fazla enerji alsak bile bunu sporla harcamak” diye konuştu.

Kaynak : Hürriyet

Şub
18th

25 adımda yağları atın

Posted by diyet

Kilo verme işini gözünüzde büyütmeyin. Kolayca uygulayabileceğiniz bu yöntemlerle zayıflayabilirsiniz. Kilo vermeye başlamak için ihtiyacınız olan tek şey 1 dakika! İşte aldığınız kalorileri azaltmak ve daha çok yağ yakabilmek için tam 25 tane öneri. Üstelik de uygulanmaları çok kolay. Yapmanız gerekense, bu önerileri günlük hayata geçirmek. Eğer hali hazırda diyet yapıyorsanız, bunları uygulayarak kilo vermenizi hızlandırabilirsiniz. 1. Karıştırın Sevdiğiniz meyve suyunu maden suyuyla karıştırın. Bunu yaparken, normalde içtiğiniz meyve suyunun yarısını kullanacağınız için, aldığınız kaloriyi önemli miktarda azaltmış olursunuz. Hele de meyve sularının bolca tüketildiği şu sıcak yaz günlerinde. 2. Telsiz telefon kullanın En yakın arkadaşınıza günün sıcak dedikodularını verirken, aynı zamanda da kalori yakmaya ne dersiniz? Çamaşırları yıkayın (68 kalori), masayı hazırlayın (85 kalori), ya da çiçekleri sulayın (102 kalori). (Bu değerler, 68 kiloluk bir kişi ve yarım saat üzerinden geçerlidir.) 3. Çiklet çiğneyin Yakın zamanda yapılan bazı araştırmalara göre, tüm gün şekersiz (tatlandırıcılı/damla sakızlı) çiklet çiğnemek metabolizma hızınızı yüzde 20 oranında artırıyormuş. Biz araştırmacıların yalancısıyız! 4. Abur cuburların karşılığını nakit ödeyin Ne zaman biri size abur cubur, ya da yememeniz gereken bir şey önerdiğinde kabul ederseniz, kenara bir 500 yüz bin lira koyup, bunu çocuğunuza, kardeşinize, ya da dilencilere verin. Paracıklar cebinizden eksilmeye başladığında, hayır demeyi de öğreneceksiniz. 5. Ambalaja dikkat edin
Ambalaj üzerlerini iyice okuyun. Çünkü kalori değerleri genellikle 100 gram üzerinden bildirilir. Oysa yediğiniz şey, 100 gramdan fazlaysa çok daha fazla kalori alıyorsunuz demektir.

6. Yürüyüşe çıkmadan önce yeşil çay için

Kafein yağ asitlerinin açığa çıkmasını sağlar. Böylece daha kolay yağ yakarsınız. Ayrıca yeşil çayda bulunan polifenoller (antioksidan bileşikler), kafeinle birleşerek yakılan kalori miktarını artırırlar. Ancak eğer yüksek tansiyonunuz varsa, bu öneriyi dikkate almayınız.

7. Yemeğinizi evden getirin

Dışarıda yemek genellikle daha çok kalori almanıza neden olur. Dışarıda bulmanın zor olduğu şeyleri evde hazırlayıp yanınızda getirebilirsiniz.

8. İlla da salata sosu istiyorsanız…

O zaman bu tarife göre kendi salata sosunuzu yapın. Çünkü bu sosta bulunan yağ miktarı 1.5 gr ve içerdiği kalori de sadece 20′dir.

• 1 çay kaşığı balsamik sirke
• Çeyrek çay kaşığı zeytinyağı
• 3/4 çay kaşığı dijon hardalı
• Çeyrek çay kaşığı yaban turbu

9. Kan testi yaptırın

Yaklaşık 12 kadından birinin tiroid bezleri yeterince iyi çalışmıyor ve bu da metabolizmayı yavaşlatan etkenlerden.

10. Suyu tercih edin

Meşrubat tercihinizi sudan yana kullanın. Yanınızda şişe bulundurmak faydalı olabilir.

11. Tat alma duyunuzu yanıltın

Öksürük için olan mentollü drajelerden bir taneyi ağzınızda eritmek, canınız bir şey çektiğinde, bu duyguyu köreltebilir.

12. Baharatları kullanın

Örneğin yediklerinize acı eklemek, daha uzun bir zamanda acıkmanıza yardımcı olabilir.

13. İçtiniz mi beyaz için

Su gibi, az yağlı sütün de doyurucu etkisi vardır. Üstelik kalsiyum açısından da zengindir ve tok tutar.

14. Salata malzemelerini doğramayın, dilimleyin

Salatanız, sadece yeşilliklerden oluşmak zorunda değil. Havuç, kereviz, kabak ve diğer sebzeler de kullanılabilir. Ama bunları ince ince doğramak yerine, büyük parçalar halinde kesin. Hem yemesi daha uzun sürer, hem de daha çok çiğnersiniz. Bu da daha çabuk doymanızı ve ana yemekten daha az yemenizi sağlar.

15. Bir dostunuzu arayın

Yalnız hissediyorsanız, kendinizi yemeğe vurmak yerine telefonu elinize almayı tercih edin.

16. Yediklerinizi yazın

Bu, neyi ne kadar yediğinizi bildiğiniz için, kendinizi kontrol etmenize yardımcı olur.

17. Uzaktan kumandayı emekliye ayırın

Uzaktan kumanda gibi aletler işinizi kolaylaştırmakla beraber, sizleri hareketsizleştirir.

18. Sprey yağları tercih edin

Böylece normalde kullandığınızdan çok daha az yağ kullandığınızı fark edeceksiniz.

19. Alırken küçüğünü tercih edin

Örneğin çikolata mı satın aldınız, bir bar yerine, bir paket almak demek, yüzde 44 daha fazla yemeniz demek. Riske girmeye gerek yok, küçüğünü alın, kaloriyi azaltın.

20. Yemeği pişirmeden önce ölçün

Makarna, pilav gibi besinleri yerken, miktarı kaçırıp daha çok yiyebilirsiniz. Oysa baştan yemeniz gereken kadarını ölçüp pişirirseniz, bu sorun ortadan kalkmış olur. Şöyle söyleyelim, 4 kaşık makarna ya da pilav, 1 dilim ekmeğe eşittir.

21. Aynasız yemek olmaz

Yemek yerken kendinize aynada bakmak, yüzde 22-32 daha az yemenizi sağlar.

22. Kutuyu açmadan önce bekleyin

Dondurma kutusunu açmadan önce, 10 mekikle, 10 şınav çekin. Bu hem atıştırma arzunuzu öldürebilir, hem de vücudunuzla sizi tekrar iletişime sokarak, amaçlarınızı size hatırlatabilir.

23. Çorbanız koyusundan olsun

İçinde büyük sebze parçaları olan çorba içen kişilere bakılacak olursa, hem daha çabuk doyuluyormuş, hem de yüzde 20 daha az yeniliyormuş.

24. Balık yemeyi ihmal etmeyin

Balık, son derece sağlıklı bir yağ tipi olan omega-3 yağ asitlerini içerir. Omega-3 açısından zengin balıklar, tonbalığı, uskumru, somon ve morina balığıdır. Diyet yapan kişilere bakılacak olursa, her gün balık tüketenler, diyetlerinde balık olmayanlara oranla yüzde 20 daha fazla kilo kaybetmişler.

25. Biraz da ilhama ihtiyacınız var

Bazen ihtiyacınız olan motivasyonu gene ancak kendiniz sağlayabilirsiniz. Bu nedenle hazırlıklı olun ve buzdolabı, mutfak kapısı, bisküvilerin durduğu dolap, ya da bilgisayar gibi yerlere sizi motive edecek yazılar yapıştırın. Örneğin: “Bir gofrete yenilmeyeceksin değil mi? Ne de olsa uzun bir yol katettin ve çok başarılı oldun.”

Kaynak : Hürriyet